Çitanın göz yaşı izleri ile Türkçe Ağlamak ve Kuran arasındaki bağlantı. Ve muhtemel gizli gruplar tarafından ek olarak kurulan muhtelif bağlantılar.
İsa'ya referans olarak İngilizcede sürekli kullanılan “Jesus Christ" ifadesinin son kelimesi aslında İngilizce ağlama fiilinin geniş zaman çekimiyle aynı okunmaktadır. (Bazen sonunda t ile bazen t'siz okuyorlar.) “Cries”. Jesus ise Türkçe çığsız veya çiğsiz kelimeleriyle çok yakın seslendirilmektedir. Çığsız, sessiz gibi bir anlama, çiğsiz ise susuz veya nemsiz gibi bir anlama gelmektedir. Çitanın göz yaşı izlerine referans olarak. “Jesus Christ” ifadesi aynı zamanda şaşkınlık için Hristiyanlar tarafından sürekli kullanılmaktadır ve Türkçe “Aaa” ifadesine karşılık gelmektedir. “Aaa” ifadesi de aslında ‘Ağ’ ile aynıdır ve ‘Ağ+la+mak’ fiilinin köküdür. (Örn: El+le+mek, Yol+la+mak, Sol+la+mak)
Çitaların gözlerinden yanlara doğru uzanan siyah çizgiler bazı çitalarda silik bazılarında da belirgin olmaktadır. Belirgin olması halinde bu izler gözleriyle beraber, “A” harfini andırmaktadır. Silik olması durumunda da Arapça El/Al takısına benzemektedir. Alparslan ismi her ne kadar günümüzde karışmış olsa da aslında Çita'dan gelmektedir. Pars halihazırda Anadolu parsı için kullanılmakta. Çitaya Al+parslan denilmesinin sebebi de büyük ihtimalle göz yaşı izlerinden dolayıdır. “A” harfini andırdığı için "Alı Bars" denilmiş olabilir. Sonundaki “lan” ise kaplan, arslan, yılan gibi hayvan isimlerinin sonunda bulunmakta ve kuyruğa denk gelmekte. Yılan mesela Yı+Lan. Yılanın ağzı direk "Y" şeklinde. Zaten Ye+mek kelimesinin köküyle yakın. Sessiz harfler daha önemli. Bu hayvanların kuyruklarının ucunda püskül ya da farklı bir desen bulunmasından dolayı bebeklerin bu hayvanları birbirine bağlı iki cisim gibi algılamasından kaynaklanıyor. İlerleyen yaşta da bu isimlendirme devam ediyor. İsa gibi bebekken konuşma mucizesi gösteren kişilere dayanıyor. (Hristiyanlıkta İsayla ilişkili olarak yılan en önemli semboldür. Kuranda da Musa Asasını atıyor Yılana dönüşüyor. Kuranda Musa ile İsa aynı bağlamda bahsedilir. Bunun fazlası da var. Aslında İsa ve Musa gibi figürlerin Türkçe konuştuğu yaygın bir şekilde bilinmesine rağmen özellikle unutturulmuş gibi gözüküyor. Türkiyenin durumu komik lafta herkes Atatürkçü. Avrupalılar da Jesus diye takılıp daha konuştuğu dilin ne olduğunu bilmiyorlar ama Atatürk'ün düşünceleri ortada sonuçta.)
Kripto kelimesi büyük ihtimalle günümüzdeki “A” harfinin geldiği Fenikece Alfa harfi ("𐤀") harfinden gelmektedir. İngilizce “Crypto” kelimesi ağlamak anlamındaki “Cry” kelimesi ile başlar. Bir zamanlar çok yaygın olan Fenikece metinler Roma döneminde yasaklanmış daha sonraki dönemlerde anlaşılamayan bu metinler için sıkça tekrarlanan ve kirpik gibi gözüken bu “A” harflerinden dolayı “kırpıktı” benzeri bir ifade kullanılmaya başlanmıştır. Bu ifade anlaşılamayan metinler için kullanıldığı için daha sonra şifreleme anlamındaki “Crypto” kelimesi türemiştir. Esasında bu anlaşılamayan metinlerin bu şekilde anlaşılmasının sebebi Fenikece Alfa harfinin Kirpik veya Kırpma aletine benzemesidir. Türkçe kirpi hayvanı korunma ile alakalıdır. Kirpi adı zaten zırhlı araca da verilmiş. Kripto kelimesi de aslında kliselerin gizli bölmeleri için kullanılan crypt kelimesine dayanır.
Selçuklulara ait madeni paralarda çita figürü kullanılmış. İlişkili başka beyliklerin para birimlerinde muğlak da olsa benzer figürlere rastlanmaktadır. Fakat Selçuklu madeni para birimlerindeki hayvanın aslan değil çita olduğu çok nettir.
İnsanlar duygusal olarak gözyaşı döken tek hayvandır. Diğer hayvanlar gözlerini kayganlaştırmak için göz yaşı dökebilirler fakat duygusal bir durum sonucunda genelde sesli tepki ortaya koyarlar ve ağlamazlar. İnsanlardaki gözyaşı bezelerinin kapasitesi de yüksektir. Çitalar her ne kadar insan gibi ağlayamasalarda göz yaşı izlerine sahiplerdir. En hızlı hayvan olmakla beraber insanlara karşı uysallardır ve bir çok ev kedisinden daha evcildirler. Geçmişte özellikle elitler tarafından av hayvanı olarak kullanılmışlardır.
Halihazırda Kuranda çita olarak yorumlanan bir kelime dahi bulunmamaktadır. Yalnızca aslan olarak yorumlanan ve bir defa geçen bir kelime bulunmaktadır.
İslami literatürdeki Ayın ikiye yarılması mucizesi "A" harfinin ikiye ayrılması üzerinden bir yanlış anlaşılma olabilir. Yani ayı değil A'yı ikiye bölüyor. Tabi bu rivayet de büyük ihtimalle Hasan Sabbah ve ekibi tarafından yerleştirilmiştir.
"zibidi" kelimesi de büyük ihtimalle eskiden çita için kullanılan Afrika menşeili bir isim idi. Günümüzdeki anlamına evrilmesinin farklı sebepleri olabilir.
Sanki çita aşırılamasın diye çıta biraz fazla yükseltilmiş gibi duruyor. (Aslında Selçuklular, Haşhaşinler ve Selehattin'in de dahil olduğu elit kitle büyük ihtimalle bazı şeyleri özellikle çok açık etmiyor veya gizliyor. Belki aksi takdirde semitik literatüre semirttirilebilirdi diye temkinli davranmış olabilirler.)
(İngilizce ve muhtelif avrupa dilleri trolleme veya Türkçe'yi yüceltmek için büyük ihtimalle imparator Augustus veya çeşitli bazı Roma imparatorları tarafından oluşturulmuş veya manipüle edilmiştir. Ağustos ayının ismi imparator Augustus'un isminden gelmektedir. Örneğin diğer tüm dillerde sekize benzer şekilde okunan kelime 6 anlamına gelmekte Türkçe'de ise 8 olarak korunmaktadır. Özellikle Atatürk'ün Güneş Dil Teorisinden sonra batılılar bir çok şeyin farkına vardıkları için gizlemek için büyük efort sarfetmişlerdir. (Ağustos da Ağ+la+ma kelimesi gibi Ağ kökü ile başamakta.) Sonuç olarak Türkçe eski yazılı metin yok denecek kadar azdır. Bazı metinler de Türkçe olmasına rağmen farklı dillere yorumlanıyor olabilir. Büyük ihtimalle Britanya İmparatorluğu ve diğer Avrupa ülkeleri tarafından metinler toplanmış olsa da daha sonra Rusya ve A.B.D. işgal edilmemiş ve hem Budizmin hem de Türklüğün anavatanları sayılabilecek Afganistanı yerle bir etmiştir. İlerleyen dönemler ortalama iq'nun yükselmesi ile beraber bu low iq davranışların gizlenmesi dürtüsü de bir motivasyon haline gelmiştir. İkinci dünya savaşı sırasında büyük ihtimalle hiçbir Avrupa ülkesi ve A.B.D ve Rusya Hitlerin tezlerine karşı bu durumu öne sürmemiştir. (Arkaplanda ne döndüğünü bilemeyiz tabi denemiş olabilirler. İngiltere ve A.B.D. böyle bir şeyi denemeyi geçtim Holocoustu zevkle izledikleri kesin. Zaten A.B.D. tam holocoust biterken dahil oluyor. Sonra Nazilere bir yaptırım da uygulamıyorlar. Hitleri de siyasi yükselişinde A.B.D. destekliyor. O zamanlarda yayımlanan bir makale bulunmakta Viyanalı bir akademisyen tarafından Hitlere karşı fakat makale erişilebilir bile değil. O döneme dair çok bariz bir sansür politikası uygulanmakta. Bu video alakalı olabilir.) Aslında batıdaki Roma hayranlığının sebeplerinden biri de bu olabilir. Özellikle Türkçe metinleri yok etmiş gibi gözüktükleri için. Gerçekten de öyle gözüküyor tabi çünkü motivasyonu tam olarak anlamak mümkün değil ve ortada kompleks bir durum var. Tabi bu sadece büyük ihtimalle bir kaç imparatorun iştiraki. Roma imparatorluğunun misyonu değil. Zaten Romada imparator olmak da kolay değil ilerleyen dönemlerde imparatorlar çoluğun çocuğun oyuncağı haline geliyor.)